
Tartışıyor musun, Yoksa Duyulmuyor musun? Bu Döngüden Nasıl Özgürleşirsin?

Aynı tartışmanın kaçıncı turunda olduğunuzu artık siz de bilmiyorsunuz. Konu her seferinde farklı görünüyor: para, aile, telefon, bir bakış, söylenmemiş bir cümle. Ama sonuç hep aynı yerde bitiyor ve birkaç gün sonra sıfırdan başlıyor. Bu, iletişim tekniği eksikliği değil. Konu hiç konuşulan şey değildi.
Bir tarafta sesi yükselen var: “benim dediğim doğru, sen yanlışsın.” Diğer tarafta sessizleşen var; söyleyeceğini yutuyor, tartışmaya girmiyor, sonra içinde biriktiriyor. Birbirinin zıttı gibi görünürler ama ikisi de aynı şeyi yapıyor: karşısındakini değiştirmeye çalışıyor. Biri baskıyla, diğeri geri çekilmeyle. Döngü tam bu yüzden kırılmıyor.
Çünkü tartışmanın kaynağı fikir ayrılığı değil, yargı. Zihniniz bazı insani davranışları “iyi”, bazılarını “kötü” diye etiketlediği sürece karşınızdakinin bir yarısını kabul eder, diğer yarısını düzeltmeye çalışırsınız. Aynı şeyi kendinize de yapıyorsunuz zaten. Kendisinin bir kısmını reddeden bir insan, karşısındakinin de bir kısmını reddedecektir. İlişkiniz bunu size aynen geri gösteriyor.
İşin rahatsız edici tarafı şu: en yakınınızdaki insan, bilincinizin en net aynasıdır. Yani o tartışmanın size söylediği şey, karşınızdaki hakkında değil.
Bu webinarda döngünün nereden başladığını, sesinizi yükseltmenin ve susmanın neden aynı kapıya çıktığını, duyulmak için önce nerede durmanız gerektiğini konuşacağız.
4 Ekim’de, Nevşah Karamehmet ile bir saat. Ücretsiz.

