Ekonomi Değil, Zihin Problemi: Kurban Psikolojisinden Finansal Özgürlüğe

Kategoriler: Para
Ekonomi Değil, Zihin Problemi Kurban Psikolojisinden Finansal Özgürlüğe

Finansal – Ekonomik dalgalanmalar, beklemediğimiz masraflar veya yolunda gitmeyen yatırımlar hayatın kaçınılmaz gerçekleridir. Ancak önemli olan, bu kriz anlarında gemiyi nasıl yönlendirdiğimizdir. Paranın sadece cüzdanımızdaki banknotlardan ibaret olmadığını, aslında bir yönetim ölçüsü birimi ve bilincimizin bir yansıması olduğunu kavradığımızda, krizleri yönetmek de bambaşka bir boyuta taşınır.

Her şeyden önce, kriz anlarında kurban rolünü oynamayı bırakmak ve sorumluluğu tamamen üstlenmek zorundayız. Para ile ilgili problem çeken insanların çoğunun kurban psikolojisi içerisinde olduklarını sıklıkla görürüz. Eğitimlere katılan kişilerin “Ekonomi kötü, nasıl biriktireyim, memurum o yüzden olmuyor” gibi bahanelerle sürekli dış dünyayı sorumlu tuttuklarına şahit oluruz. Oysa aynı şartlarda yaşayan nice insan para kazanıp birikim yapabilmektedir. Yaşamında sadece parayla olan ilişkilerinde değil, tüm alanlarda arzu ettikleri yere ulaşmış kişiler, hayatın sorumluluğunu tamamen üstlendikleri için başarıya ulaşmışlardır. Dış dünyayı suçlamadıkları, “Ekonomi kötüleştiği için işimi kaybettim” demedikleri için çözüme odaklanabilirler. Siz dış dünyayı sorumlu tutmaya devam ettiğiniz müddetçe, yaşamınızda hiçbir sorunu çözemezsiniz çünkü sorunun kaynağını kendinizde değil, dışarıda ararsınız. Dünyanın sorunu asla bitmez; tarih boyunca ekonomik krizler, savaşlar ve tekinsiz ortamlar hep olmuştur ve olmaya devam edecektir. Krizden çıkışın ilk adımı, başınıza gelen her şeyden sizin sorumlu olduğunuzu kabul edip, bilmediğinizi itiraf ederek çözüm aramaktır.

Sorumluluğu aldıktan sonra odaklanmamız gereken en hayati konu, duygularımızın yönetimidir. Para, duygusal insanlardan duygularını yönetebilen kişilere doğru akar. Yargılarımız ne kadar fazlaysa, dünyayı siyah ve beyaz olarak ikiye ayırıyorsak, o kadar yoğun duygusal yükleri sistemimizde taşırız. Duygusal yükleri olan kişiler, toplumun alt seviyesinde para problemi çeken ve elinden para alınan kişilerdir çünkü aşırı duygu yükleri, istikrarsız harcama davranışına kolaylıkla dönüşür. Beynimizin alt loblarında yer alan amigdala ve hipokampus, kontrolsüz bir şekilde güdüsel yaşamamıza, paniklememize ve korkmamıza neden olur. Zihninizde ne kadar çarpık düşünce ve elektrik yükü varsa, o kadar duygusal ve dürtüsel kararlar alırsınız. Yatırım dünyasında ve kriz anlarında kaybedenler, spekülasyonlarla ve ani öfkeyle hareket edenlerdir. Bu nedenle finansal sorunları çözmenin ilk adımı, duygularınızın yönetimini ele geçirmek ve duygusal kararlardan kaçınmaktır. Kriz anlarında paniklemek yerine, her olayın içinde fayda ve zararın eşit olduğunu görerek nötr bir duruş sergilemek zorundayız.

Zihninizi yönetin, finansal ustanız olun.

Duygusal dengeyi sağladıktan sonra, para problemlerinizi kalıcı olarak çözmek için vizyoner ve sistematik bir yaklaşım benimsemeniz gerekir. Günü gününe yaşayan, kazandığını harcayan ve birikim yapamayan kişilerin aksine, vizyon sahibi olan kişiler birikim ve yatırıma yönelirler. Vizyonunuz ne kadar ileriye yönelikse, krizleri atlatma ve zenginliğinizi çoğaltma ihtimaliniz o kadar artar. Bununla birlikte, paraya yüklediğiniz anlamlardan kurtulmalısınız; parayla ilgili düşüncelerinizde nötr olmadığınız müddetçe bu ilişki düzelmez. Paranın belli bir formülü olduğunu bilmek, disiplin içinde bu formüle sadık kalmak ve paranızı nasıl yöneteceğinizi öğrenmek kriz anlarında en büyük silahınızdır. Ayrıca, bu süreç boyunca yolu en iyi bilen mentörlerle çalışmak, düştüğünüz yerden daha hızlı kalkmanızı ve daha doğru yatırımlar yapmanızı sağlar.

Ancak kriz dönemleri, bazen en kusursuz planların bile çöktüğü zamanlardır. Gerek servet yönetiminde gerekse birikim sağlamada doğru planlama çok önemli olsa da, hiçbir şey sabit ve kalıcı olmamalıdır. İlk başta akıllıca gelen bir plan, ani değişen piyasa koşullarında bir anda zararına dönebilir; bu durumda planda ısrar etmek çok daha büyük bir yanlışlığa sürükler. Hatanızı ne kadar erken görüp geri dönerseniz o kadar kazançlı olursunuz; para yönetiminde egolu davranmak en büyük hatalardan biridir. Unutmayın ki piyasalar affetmez ve sizin planınıza göre hareket etmez. Eski planı iptal edip yenisini ortaya koyabilmek oldukça yaratıcılık ve zekâ isteyen esnek bir iştir. Thomas Edison’un ampulü icat etmesini yaptığı binlerce hataya borçlu olması gibi, Henry Ford da defalarca para kaybedip her seferinde yeni planlar yaparak dünyanın en varlıklı insanlarından biri olmuştur. Kriz anlarında umutsuzluğa kapılmak yerine, başarısız olan A planının ardından alfabede 25 harf daha olduğunu hatırlamalı ve esnek kalmalısınız.

Son olarak, yaşanabilecek fırtınalara karşı en somut kalkanınız sağlam bir nakit rezervi oluşturmaktır. Bill Gates’in bir yıllık sermayesini yedekte tutmasının sebebi, piyasada bir çöküş olursa bundan faydalanabilmek ve finansal endişe duymamaktır. Ekonomik dalgalanmalar bazen çok yüksek olabilir ve belli oranda likit paranız yoksa bu dalgalanmalardan fazlasıyla etkilenirsiniz. Belli bir nakdinizin her zaman olması, duygu yönetimini de sağlayacağı için son derece kritiktir; zira para duygusal iniş çıkışlardan etkilenir ve uzaklaşır. Pandemi gibi büyük küresel krizlerde sağlam bir nakit rezervi olanlar, panik olmak veya endişe duymak yerine kendi içlerine dönüp yeni işler yaratabilmiş, çalışanlarının maaşlarını ödemeye devam edebilmiş ve düşen piyasalarda en iyi yatırım fırsatlarını yakalayabilmişlerdir. Sizi ve şirketinizi hiçbir şeyin rahatsız etmemesi için kriz anlarından çok önce belli bir oranda likidite bulunduğundan emin olmalısınız.

Özetle, krizler her zaman olacaktır. Önemli olan kurban psikolojisini geride bırakmak, duygularınızın efendisi olmak, planlarınızda esnek davranarak hatalardan dönme cesaretini göstermek ve her daim bir güvenlik ağı bulundurmaktır. Kendinizi yenerek dahi cüzdanınızı doldurabilirsiniz. Bereket, her şey gibi içinizde…

Yaklaşan Eğitimler

Para Kategorisindeki Diğer Yazılar